Reklamı kapat

Reklamı kapat
Cadde News Gazetesi
Başlık

Vatanını Savunmak…

Vatanını Savunmak…   Bugün İsrail’in Filistin halkına karşı yaptığı zulüm ve katliamları haklı gösterecek hiçbir sebep ve neden olamaz. Çünkü; işgalci ve katil olan Filistinliler değil, orada ki işgalci ve katil; İsrail ve ona her türlü desteği verenlerdir. Filistin topraklarında bir gün içinde 60’tan fazla şehit ve binlerce yaralı var. Peki kim bunlar? Tamamı Müslüman; […]

Vatanını Savunmak…
18 Mayıs 2018 - 23:32 'de eklendi.

Vatanını Savunmak…

 

Bugün İsrail’in Filistin halkına karşı yaptığı zulüm ve katliamları haklı gösterecek hiçbir sebep ve neden olamaz.

Çünkü; işgalci ve katil olan Filistinliler değil, orada ki işgalci ve katil; İsrail ve ona her türlü desteği verenlerdir.

Filistin topraklarında bir gün içinde 60’tan fazla şehit ve binlerce yaralı var. Peki kim bunlar? Tamamı Müslüman; silahsız, genç ve çocuklar. Peki neyi savunuyorlar, ellerinden alınan ve alınmak istenen topraklarını.

Yani vatan bildikleri yerleri…

Aslında ABD başkan yardımcısı Mike Pence’in söyledikleri işi fazlası ile özetliyor; “İsrail’in yanındayız çünkü onun davası bizim davamızdır, onun değerleri bizim değerlerimizdir, onun kavgası bizim kavgamızdır. İsrail’in yanındayız çünkü yanlışın karşısında doğruya, kötünün karşısında iyiye, zulmün karşısında özgürlüğe inanıyoruz.” diyor.

Peki Müslümanlar ne diyor koca bir HİÇ. İslam aleminin uyku horultusu uzaydan duyuluyor.

Birlik ve beraberliğiniz yoksa, Fransa eski Cumhurbaşkanı gibi çıkar birisi der ki; Kuran’dan şu ayetleri çıkartın, ne olacak dünyanın sonu değil ya, daha kardeşçe yaşar gideriz…

Filistin davasını hep önde tutan O, şöyle sesleniyordu!

“Ey yürekleri dağlar kadar büyük ve azimleri kayalar kadar sağlam Milli Görüşçüler. Şartlar ne olursa olsun gelecekten asla ümit kesmeyeceğiz. Çünkü zulüm asla ebedi olamaz. Kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır.

Evet, gün gelecek zalimler hesap verecektir.

Filistin halkı ve davasına sahip çıkanlar susmuyor, şair Rüştü Onur’un dediği gibi;

“Dilsiz değilim susamam

Öyle ölüler gibi,

Bu güzel dünya ortasında.”

 

Seçimler!

Bir seçim veya seçimler geldi çattı (Merak etmeyin seneye 2019 da yine seçim var). Hükümetin en tepesi erken seçim yapmayacağım diye diye, koalisyonun küçük ortağına söz geçiremedi. Cumhurbaşkanlığı hükümeti ve milletvekilliği için 24 Haziran 2018 Pazar günü ülke seçmeni bu adil olmayan seçim yarışında sandığa gidecek.

100 bin imza dediler sadece bir aday sayıyı bulamadı. Diğer 3 aday fazlası ile bu sayıyı geçti. Kimdi bu adaylar;

Saadet Partisi Genel Başkanı Sn. Temel KARAMOLLAOĞLU, İYİ Parti Genel Başkanı Sn. Dr. Meral AKŞENER ve Vatan Partisi Genel Başkanı Sn. Dr. Doğu PERİNÇEK

En az 20 Milletvekili imza ile aday olanlar;

AKP Genel Başkanı Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN, CHP adayı Sn. Muharrem İNCE ve cezaevinde tutuklu bulunan HDP’nin adayı Sn. Selahattin DEMİRTAŞ. Bu altı adaydan bir tanesi ya ilk turda veya ikinci turda seçilip hükümetini kurarak görevine başlayacaktır.

Eşit şartlarda bir seçim yarışının olmayacağı ayan beyan ortada.

Sabah Sn. Başbakan, öğleden sonra Sn. Cumhurbaşkanı, akşam üstü Sn. Bakanlar ekranı fazlası ile kapatıyorlar ve kapatacaklar. İyide halk ve seçmen diğer adayların söylem ve vaatlerini nereden ve nasıl takip edecek.

Her zaman ki gibi havuz medyası ve TRT ekranlarını bir adaya tahsis etti. Hadi diyelim havuz medyası öylede bu “TRT” kimin? kimlere hizmet ediyor? Adaylardan Muharrem İnce TRT’ye beni göstermezseniz bütün Milletvekillerimizi kapınıza yığarım dedi ve restini çekti. Peki arkasında Milletvekili desteği olmayan adaylar ne diyecek veya ne demesi lazım ki TRT ekranlarında kendilerine yer bulabilsinler.

Bu anlayış ve yönetim şekli ile sadece “ben” başkasına yer yok…

Adayların kendilerini seçmene anlatacak bir yer bulması lazım. Belki de bunun en güzel yolu adayların ekranlara beraber çıkmasıdır. Lakin orada da sıkıntı var, mevcut Cumhurbaşkanı ben hep tek çıkarım diyor. Bir aday istemedi diye de diğer adayların da bu açık oturumlardan geri durmamaları, adayların bir veya birkaç açık oturumla Hükümet olduklarında ne yapacaklarını, vaatlerinin ne olduğunu seçmene ve halka anlatmaları gerekir ki oy alsın ve hükümet olsunlar.

Eğer adaylara ekranlara çıkma imkânı tanınmayacak ise, Özdemir Asaf ‘ın şiirinde ifade ettiği gibi;

“Kim O, deme boşuna…

Benim, ben.

Öyle bir ben ki gelen kapına

Baştan başa sen.” deyip tüm kapıları çalmak ve varlığını ortaya koyacak çalışmaları yapmak ve yaptırmak olacaktır.

 

Şunu asla unutmamak gerekir; “Demokrasi, muhalefeti ile demokrasidir…

 

SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER