Reklamı kapat

Reklamı kapat
Cadde News Gazetesi
Başlık

BU RAMAZANDA DOĞU TÜRKİSTAN BİRAZ DAHA ENDÜLÜSLEŞTİ

BU RAMAZANDA DOĞU TÜRKİSTAN BİRAZ DAHA ENDÜLÜSLEŞTİ Ramazan-ı şerif münasebetiyle dini, vijdani ve milli duygularımızın yoğun olduğu, bayramına erdiğimiz şu günlerde ramazan ayını ramazan gibi yaşayamayan, bayramına bayram gibi erişemeyen her yer bizim yüreğimizi yakmakta. Kudüs, Yemen, Miyanmar, Doğu Türkistan ve daha niceleri. Cadde Nevs olarak bu meselelere hassasiyetimizi okurlarımız yakinen takip ettiklerini biliyoruz.  Konu […]

BU RAMAZANDA DOĞU TÜRKİSTAN  BİRAZ DAHA ENDÜLÜSLEŞTİ
01 Haziran 2019 - 23:48 'de eklendi.

BU RAMAZANDA DOĞU TÜRKİSTAN BİRAZ DAHA ENDÜLÜSLEŞTİ

Ramazan-ı şerif münasebetiyle dini, vijdani ve milli duygularımızın yoğun olduğu, bayramına erdiğimiz şu günlerde ramazan ayını ramazan gibi yaşayamayan, bayramına bayram gibi erişemeyen her yer bizim yüreğimizi yakmakta. Kudüs, Yemen, Miyanmar, Doğu Türkistan ve daha niceleri. Cadde Nevs olarak bu meselelere hassasiyetimizi okurlarımız yakinen takip ettiklerini biliyoruz.  Konu ile ilgili arşiv ve tarih uzmanı Savaş SONGUR’la Doğu Türkistan ile ilgili konuştuk.

Arşiv ve Tarih Uzmanı Savaş SONGUR’

Zulüm dünyanın neresinde olursa olsun zulumdür.  Kime yapılırsa yapılsın zulum zulumdür. En başta Dinini yaşayamayan, dilini konuşamayan, vatanında hür yaşayamayan, neslini garanti altına alamayan  herkes zulum altındadır.  yapılan zülüm ne adına yapılırsa yapılsın, neyle yapılırsa yapılsın zulumdür. Dün de zulumdü bu gün de zulumdü yarın da zulumdür.

Ramazan-ı şerif münasebetiyle dini, vijdani ve milli duygularımızın yoğun oluduğu, bayaramına erdiğimiz şu günlerde ramazan ayını ramazan gibi yaşayamayan, bayramına bayram gibi erişemeyen her yer bizim yüreğimizi yakmakta. Kudüs, Yemen, Miyanmar, Doğu Türkistan ve daha niceleri.

Cadde Nevs olarak bu meselelere hassasiyetimizi okurlarımız yakinen takip ettiklerini biliyoruz.  Konu ile ilgili arşiv ve tarih uzmanı Savaş SONGUR’la Doğu Türkistan ile ilgili konuştuk.

“Zulum Çinde de olsa Karşı çıkınız”

Doğu Türkistan neresidir, bizim neyimiz olur?

Doğu Türkistan neresi ve bizim neyimiz olur sorusunun cevabından önce, hadis-i şeriften mülhem bir şekilde “Zulum Çinde de olsa Karşı çıkınız” ey Ümmet-i Muhammed diyebiliriz. Belki de meselenin başı da sonu da budur.

Doğu Türkistan neresidir sualine gelince, Doğu Türkistan, Orta Asya coğrafyasında, Rusya, Moğolistan, Kırgızistan, Afganistan, Pakistan ve Çin ile komşu sınırları olan kağıt üzerinde özerk gerçekte Çin 1949 dan bu yana Çin işgali altında olan Gök bayraklı ülkedir.

Bizim neyimiz olur sorusunu da Doğu Türkistan, Doğu Türkistan, Türkiye de batı  Türkistan diyebiliriz. Biz ne ise onlar da o. Din, dil, tarih, fikir, günül ne ararsanız bağımız var. Bizim bayrağımız al bayrak onların bayrağı gök bayrak.

Doğu Türkistan Tarihinden bahsetsek ?

Doğu Türkistan Tarihinden bahsetmek aynı zamanda medeniyet tarihinden bahsetmek demektir.  Bölge kadim Türk tarihinin bütün izlerini taşır, Hunların, Tabgaçların, Göktürklerin, Karahanlıların, hanlıkların tarihleri vardır. Burada mesele 1750’li yıllardan itibaren Çin’in bölgede işgallerinin başlamasıdır. Çünkü bölgeyi işgale başladığı tarihten itibaren bölge hiçbir şekilde istikrara kavuşamamıştır. Rusya’nın kominist rejim ihracı sürecinde bölge adeta Çin ile Rusya’nın oyuncağı haline dönüşmüştür. Tarihsel varlığı ve gücü ile bir çok defa devletleşme çabaları olmuşsa da 1950’lerden sonra Çin’in hegemonyasından bölge asla kurtulamamıştır.

Yani Çin işğencesinden ?

Kavramsal olarak Çin işgencesi denildiğinde mesele kişiselleştirilmiş gibi algılanır. Yani bir kişiyi “suçluyu” yakalıyorsunuz ve ona çeşitli işgenceler uyguluyorsunuz demektir. Ancak zulum denildiğinde mesele tam ve net anlaşılır.

Yani ?

Yanisi şu ; Dinini yaşayamıyorsa zulümdür. Dilini aktaramıyorsa zulümdür. Neslini koruyamıyorsa zulümdür. Vatanında hür yaşayamıyorsa zulümdür. Bunlar dünyanın neresinde olursa olsun zulümdür. Savaşlar, sömürüler, kültür aktarımının önündeki engeller, ölümler, açlıklar zulümdür.

Bakın üç hatta dört semavi dinin de kaynağı ve bulunduğu Kudüste, Filistinde İsrailin bugün yaptığı zulümdür.

Bakın bu tarihte Endülüste de olmuştu. Bu gün İspanya’ya gidin bakın isimlerin İspanyolcası, binaların kalıntıları durur. Ama ortada bir Endülüs medeniyeti ve müslümanlık yok.

Bu gün Doğu Türkistanta olan da budur. Çinlilerin sistematik olarak yürüttüğü şey de budur. Bunu yakın zamanda Bosna’da denediler, Miyanmarda denediler, İsrail Filistinde sürekli ve sistematik deniyor.

Tarihinden Bahs ediyorduk. Sanırım Doğu Türkistan’ın başka özellikleri ortaya çıkıyor ?

Evet Doğu Türkistan denince başka şeylerden bahsetmezsek olmaz. Daha doğrusu hayır ve minnetle yad etmezsek olmaz.

Hoca Ahmed Yeseviden bahsetmesseniz ne Orta Asyadaki islamiyetin yayılışını ne de Anadolu fütühatını anlayabilirsiniz.

Kaşgarlı Mahmud’dan ve Divan-ı Lugatit-Türk’ünden bahsetmezsek bu gün Türkçeden bahsedemezsiniz.

Yada Yusuf Has Hacib ve Kutatgu Biliginden bahsetmesseniz Türk töresini, geleneğini, varlığını, nasihatlarını soylarını boylarını nereden bileceksin.

Daha bunun gibi bir çok özellik say say bitmez ama Uluğbeyleri, Alişir Nevaileri, Edip Ahmet Yüknekileri sayabiliriz.

Dünya Ticaretinde de yeri var değil mi?

Evet hem ticaretinde hem de medeniyetinde. Dünya ticareti denildiğinde İpek yolu aklımıza gelir. Bu gün kağıt üstünde İpek yolunu canlandırma projeleri var ancak Doğu Türkistan’ın sömürüldüğü bir vasatta bundan ve sağlıklı işlemesinden bahsetmek hayal-perestlik olur. İpek yolu sadece Doğu Türkistan’ın değerli yeraltı ve yer üstü kıymetlerini, madenlerini Çin’in ulusal menfaatine kaynaklık etmesine basit bir aracılık etmek olur.

Sizin Deyiminizle Batı Türkistan’ın Yani Türkiyenin durumundan bahsetsek ?

Malumunuz Türkistan, Türkistandır. Doğusu Batısısı farketmez. Ama bu vatandaş katında böyledir. Devlet katında meseleler biraz daha karmaşıklaşıyor. Osmanlı devletinden beri bölgeye elinden gelen yardımları yapmaya gayret etmiştir. Ancak istenilen seviye bir türlü iç ve dış nedenlerle tutturulamamıştır. Mesela 1950’li yıllarda Türkiye’ye gelen Doğu Türkistanlılar kabul edilmiş ancak o kadar. Doğu blokunun yani demir perdenin yıkılmasından sonra bağımsızlıklarını birer birer ilan eden Orta Asya’daki diğer Türk devletleri gibi Doğu Türkistan’ın da bağımsızlığını ilan etmesi beklenirken Çin ve Rusya arasındaki antlaşmalar bölgeyi güya özerk bölge adı altında bağımsızlıktan uzak tutmuştur. Sonra Çin ile ticari gayelerden dolayı istikrarsız Türk hükümetleri Çin’i bu davranışlarını hep görmezden gelmiştir.

Türkiye de yaşayan Doğu Türkistanlılar ?

Açıkçası, Kayseride, İstanbul’da yaşayan Doğu Türkistanlılar sayesinde biz meseleyi takip ediyoruz. Türkiyede kurdukları çeşitli dernek ve vakıflar sayesinde Türkiyede yaşayanlar arasında belirli organizasyonlar var. Türkiyedeki sayıları gün geçtikte artıyor. Bu iyi bir husus değil. İnsanlar vatanlarından neden ayrılsın ki.

Bildiğim tanıştığım gördüğüm Doğu Türkistanlılarla konuştuğumda, oturma sıkıntılarının olmadığını biliyoruz. Sağlık sorunları yani hastaneye gitme ve doğumda kimlik çıkartmada bazı problemler var ancak bunların halledilebileceği kanaatindeyim.

En büyük sorun Türkiye’ye eğitim kaydı ile gelmişlerin Doğu Türkistan’a geri dönüşleri. Çin son zamanlarda bunları çok sıkı kontrol ediyor.

Başka söylemek istediğiniz şeyler var mı ?

Fiilen bir şey yapamıyorsak bari dualarımıza ekleyelim !

SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER